Hazır mısın? Kaderde Yönetmekte Var

kaderde yönetmekte var

“Bir yönetici olarak kendinizi analiz etmek ve geliştirmek zaman alır ve de pahalıdır. Ancak analiz etmemek ve geliştirmemek daha pahalıdır ve kötü sonuçlarını düzeltmek çok daha fazla zaman alır”

Gün geçtikçe her gün biraz daha karmaşık ve anlaşılmaz hale gelen iş yaşamında yöneticinin kurumsal başarısı için içsel yolculuğuna çıkması fark yaratmasının ilk adımını oluşturmaktadır.

Günün farklılaşan ihtiyaçlarına göre kendisini geliştirmeyen bir yönetici, iş hayatında ve yakın çevresinde çoğu zaman farkında olmadan çeşitli sıkıntılar yaşamakta, bu sıkıntıların genelde kendisinden kaynaklanmadığını düşünmekle beraber, çözümün parçası olmak yerine genelde sorunun parçası olarak kalabilmektedir.

Geleneksel yöntemlerle kurum işleten yöneticilerin çoğunluğu kazanca ve sonuca odaklanarak yönetsel becerilerini geliştirmeyi ihmal etmişlerdir. İşin tekniğini bilmenin rahatlığı, onları işin yönetsel boyutunu bilememenin doğurduğu üzücü sonuçlar ile baş başa bırakmaktadır. Sadece işin tekniğini bilmenin yeterli olabileceği öyle bir yanılgıdır ki, yöneticiler bir türlü “işin tekniğini bilmek, eşit değildir tekniği bildiğiniz işi yönetmeye” kuralını idrak edememektedirler. Eşittir gibi bir yanılgı içinde olan yöneticiler, teknik bilgiler ile yönetim bilgilerinin aynı şeyler olmaması sebebiyle üniversitelerde ayrı fakültelerde okutulduğu gerçeğini artık idrak etmeliler. Yöneticiler şirketlerini sadece teknik bilgileri tekrarlayarak yönetebilecekleri yanılgısından vazgeçmeli ve artık yavaş yavaş yönetim bilgileri ile kurumlarını buluşturmaya başlamalı ve yönetim bilimlerinde derinleşmeye çalışmalıdırlar.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım “teknik işi bilmek eşittir yönetebilmek” yanılgısını fark eden yöneticilerin maalesef yönetim bilgilerini kurum kültürlerine kazandırmaya yanlış yerden başladıklarına da üzülerek şahit oluyoruz. Ya kopyala yapıştır tekniği ile kurumlarına adapte ettikleri kalite belgeleri ya da kendilerinin almaktan kaçınıp sadece çalışanlarına aldırdıkları eğitimlerle yönetim bilgilerine ulaşabileceklerini ve kurumsallaşabileceklerini zannetmektedirler.

İleri görüşlü yöneticiler, çalışanlarına aldırmayı düşündükleri eğitimleri bir yıl öncesinden alarak uygulayan ve merdiven altı firmalara bile verilen bir iki tane belge ile kurumsallaşamayacağını idrak eden kişilerdir. Bu bakış açısı ile eğitim ve danışmanlık hizmetlerine yaklaşan ve öncelikle yönetici olmanın gerektirdiği vasıflara sahip olmaya çalışan yöneticilerin gömleğin ilk düğmesini doğru iliklediklerini söyleyebiliriz. Kurumsallaşmaya öncelikle kendisinden başlayan yöneticinin daha sonraki süreçlerde yapılacak olan eğitim ve kurumsallaşma çalışmalarının başarı düzeyini ve kalitesini artırdığını özellikle belirtmek isterim.

Buraya kadar anlattığım hususlardan sonra tüm yöneticilere tavsiyem; kurumunuzun ve çalışanlarınızın gelişimine başlamadan önce yönetsel becerilerinizin gelişimine başlamanızdır. “Ben gelişirsem, kurumumda çalışanlar gelişir, kurumumdaki çalışanlar gelişirse, ürün ve hizmet kalitem gelişir” bakış açısına inanarak kendinizi çok yönlü olarak analiz etmeli ve şahsınıza özel bir “yönetici gelişim planı” hazırlamalısınız.

Ciddi bir analiz sürecinden sonra hazırlayacağınız gelişim planını uygularken elde etmiş olacağınız bilgi ve bakış açıları ile kurumsal çalışma ilkelerindeki limitli noktalarınızı geliştirecek ve zihninizi meşgul eden kişisel ve kurumsal sorunlarınıza “yönetici gelişim planınıza” uyduğunuz ölçüde çözümler üretebileceksiniz.

“Kendiniz dâhil, ölçemediğiniz ve planlamadığınız şeyi yönetemezsiniz.”

“Eğitim ulaşılacak bir nokta değil, yolculuğun ta kendisidir.”

İyi yolculuklar.

Bunları da inceleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir